Babalar Günü Ve Kapitalizm

duygusallık, etik kurallar, ve paranın gücü arasındaki bağı anlatır.

etrafımızda bu aralar devamlı reklamlar var, babalarınız için şu babalarınız için bu tarzı reklamlar dönüyor dolaşıyor televizyonda. yürüyoruz gözümüze sokuluyor billboard’larda. herkes babalar günü ayağına elde kalan malları satmaya uğraşıyor. peki ya allahın pek gecinden vermediği kayıplar? etrafta babası olup bugunun tadini cikaran onca insan kadar, bu gun geldiğinde içi buruk olan bir o kadar insan var. o reklamların anlamsızlığı, cep telefonuna gelen promosyon mesajlarına verilen “malesef ama malesef ilgilenemiyorum istesem de…” düşünceleri.. hayır, devamlı empati falan deniyor. işte insanlar birbirini anlamalı falan deniyor. biliyorum sonuçta ölüm veya diğer kayıplar, mesela kaçıp gitmesi, doğal şeyler ve herkesin başına gelebilir ve bu günün tadını çıkarmak isteyen milyonlarca da insan var. ama ne bileyim bazen insan bencil olmaktan başka bir şey yapamıyor. kaldırın şu reklamları, sıçıcam çeyrek sonu bilanço raporunuza insan olun önce demek istemiyor mu yürek? yaraya tuz basılmıyor mu? kısıtlama olamayacağı kesin. fakat parayla dönen ve dini imanı para olan ve malesef başka da çaresi olmayan bu şirketler biraz daha düşünceli olmamalı mı reklamları, sloganları, promosyonları öne sürerken?
15107
yoksa insanlar için gereksiz yere düşünüp, sisteme çomak sokamicak olsam da bunu düşünüyo olmam bile saçmalık mı. hayat hep böyle geldi böyle mi gidecek? iki ucu boklu değnek.. ya şirketler satış yapamayacak ama bir kısım insanın morali daha yerinde olacak, hep gözlerine sokulmayacak o kayıplar.. ya da şirketler satışlarını yapacak kasalarını dolduracak ve zaten oldugu gibi insanlar etrafa bakıp bu gunu kutlayamadığı için üzülecek mi.

Bir önceki yazımız olan Tabakhanaye ??? Yetiştirmek başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir